Erciyes Grup
Ürün geliştirmeye 20 milyon dolarlık yatırım yaptık
Konya’da küçük bir eczane iken bugün 24 ülkeye ihracat yapan Bilim İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karaağaç; başarılarını, yatırımlarını, devletten beklentilerini ve gelecekteki hedeflerini anlattı.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

1955 Konya doğumluyum. Amerika’da üniversite okudum ve master yaptım. Evli ve 2 çocuk sahibiyim.

2. KUŞAK BABA MESLEĞİ

İlaç sanayiine nasıl başladınız?

İlaç sanayiine ben aile şirketi dolayısıyla girdim. Babam 1946 yılında Eczacılık Fakültesi’ni bitirmiş. Askerliğini yaptıktan sonra Konya’da ilk eczanesini açmış. Daha sonra Anadolu’da ilk ecza deposunu açıp İstanbul’da bir şirkete ortak olarak ilaç sanayiine girmiş. Ben de 1982 yılından beri bu firmada çalışmaktayım. Şimdi ise 2. kuşak olarak baba mesleğini devam ettiriyoruz.

EN HIZLI BÜYÜYEN FİRMA

Bilim İlaç için 2. kuşak olarak ne gibi çalışmalar yaptınız?

Şirketlerin devamlılığını sağlamak için yapılacak en önemli çalışma şirketleri kurumsallaştırmaktır. Profesyonel yöneticilerle beraber el ele vererek şirketlerin menfaatlerine sahip çıkılmalıdır. Bu amaçla Bilim İlaç olarak 1998 yılında bir danışmanlık şirketi ile kurumsallaşmanın adımlarını attık. Daha önce de birçok konuda iyi çalışmalarımız vardı ama biz bu çalışmayı bir sistem içinde başlattık. Bu sistemde Avrupa Kalite Vakfı vardır. Türkiye’de bu vakıfın uzantısı KALDER Kalite Derneği’dir. KALDER’in danışmanlarından yararlanarak 1998 yılında stratejik planlamayı başlattık. Bu stratejik planlamanın bir kolu da kurumsallaşmaktı. Bu konuda çok güzel çalışmalar yaptık. 2006 yılında Avrupa Kalite Vakfı’nın KALDER ile beraber her sene yaptığı yarışmaya katıldık ve büyük ödülü aldık. 2004 yılında da başarı ödülü almıştık. 2008 yılı sonunda da ilk kez düzenlenecek olan sürdürülebilir başarı yarışmasına katılacağız. Bizden önce 4 sene büyük ödülü kimse alamamıştı. 2006 yılından bu yana da büyük ödülü alan olmadı. Bu ödüllerin kurumsallaşmamızın bir belgesi olacağına inanıyorum. Aynı zamanda ilaç sanayiinde günden güne büyümeye devam ediyoruz. IMS’in yaptığı araştırmalarda son 5 yılda en hızlı büyüyen firma Bilim İlaç’tır.

ORTAK BİR NOKTADA BULUŞULMALI

Devletten beklentileriniz nelerdir?

Her ülkede kanunlar ve kurallar olması gerekir. Ben işadamı olarak Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir sektörde çalışıyorum. Bizim hem yurtiçinde hem de yurtdışında daha fazla gelişmemiz, daha fazla katkı sağlayabilmemiz için bu kurallar düzenlenirken sanayii firmalarına sorulmalıdır. Bu kural ve kanunlar beraber bir model üzerinde el sıkışılıp ondan sonra uygulamaya konulmalıdır. Bazı kurumlar da gerekli denetimleri yapmalıdır. Ben en fazla bu noktada sıkıntı çekiyorum. Kurallar ve kanunlar düzenlenirken bizimle dirsek temasına geçilmeli ve altından kalkamayacağımız kurallar olmaması gerekir. Devlet kurumları sanayii sektörüne uygulayacağı kuralları sanayii kuruluşları ile ortak bir noktada buluşarak düzenlemelidir.

ÖNCE GELİŞTİRME SONRA ARAŞTIRMA

Bilim ilaç olarak AR-GE çalışmaları konusunda neler yapıyorsunuz?

Bilim İlaç olarak % 100 Türk sermayesi ile geliştirme çalışmalarını yürüten en eski bir veya iki firmadan biriyiz. Fakat son 10 senede bizim geliştirme için attığımız adımlar ile Türkiye’de 1. veya 2. firma konumunda olduğumuzu iddia ediyorum. Bizim ürün geliştirme departmanımızda Türk mühendisleri, eczacıları ve onlara destek veren diğer teknisyenler olmak üzere yaklaşık 110 kişi çalışmaktadır. Bu kişiler bizim pazarlama departmanının tespit ettiği ürünleri yıllardan beri geliştirmektedir. Biz yaklaşık 15-20 milyon $ ürün geliştirmesiyle ilgili yatırım yaptık. Bu sayede Türk mühendisleri ve eczacılarını da AR-GE yapılanmasına hazırlanmış olduk. Araştırma yapmadan önce geliştirme yapılmalıdır. Biz geliştirme etabını başarıyla sürdürdüğümüze inanıyorum. Dolayısıyla ülkemize de insan yetiştirme konusunda katkımız oluyor. Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde 2008 yılı Ağustos ayında 55.000 m²’lik bir ilaç tesisi açtık. Bu tesiste dünyada kullanılan en son teknolojiyi kullanıyoruz. Tesisimiz büyük bir AR-GE laboratuarı ve laboratuarda bulunanları endüstriyel boyda uygulamadan önce deneme imkanı olan pilot bir tesise sahiptir. AR-GE konusunda bu tesisimizin çok büyük bir yatırım olduğunu düşünüyorum. 2009 yılı Nisan ayında açılışını yapacağız. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Bey’i ve Sağlık Bakanımız Sayın Recep AKDAĞ Bey’i de aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

24 ÜLKEYE İHRACAT

İhracat konusunda neler yapıyorsunuz?

İhracatımız her sene artıyor. 24 ülkeye ihracat yapıyoruz. Dünya haritasına baktığımız zaman Orta Amerika, Latin Amerika, Afrika, Asya, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Güneydoğu Asya kıta ve bölgelerine ihracat yapıyoruz. İhracat da her konuda olduğu gibi adım adım oluyor. Bir günde ihracat olmaz. İhraç edilecek ürünlerin kalitesi ve ürün fiyatları dünya standartlarında olması gerekir. Firmaların kültürlerinde ve geçmişlerinde yurtdışına ihracat yapabilme kabiliyeti de olması gerekir. Amerikan firmaları 100 yıl önce ihracat yapmaya başlayan firmalardır. Türkiye’de ihracat Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL döneminde başladı. İhracat konusunda da Bilim İlaç olarak hem firmamızı hem de çalışanlarımızı geliştirerek adım adım büyümeye devam edeceğiz. 2008 yılını 20 milyon $ ciro ile tamamlayacağız. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerine doğru yöneliyoruz.

KOZMETİK SEKTÖRÜNDE DE KOPAŞ

İlaç sanayii dışında başka bir yatırım düşünceniz var mı?

Yaklaşık 30 sene önce böyle bir konuyu 1. kuşak düşünmüş. Bunun üzerine KOPAŞ kurulmuş. Kardeş firmamız KOPAŞ, kozmetik alanında faaliyet göstermektedir. Şampuan, saç boyası, deterjan gibi ürünleri üretip pazarlıyoruz. Kendi sektöründe ilk 3 firma arasındadır.

REKABET KALİTEYİ GETİRİR

Reçeteli satılan ilaçlar konusunda rekabet edebilmek için neler yapılması gerekir?

Rekabet daha iyi ürün ve servisi beraberinde getirir. Biz her konuda rekabet yapmaya hazırız. Meslektaşlarımız bazen lüzumsuz yere satış şartlarını genişleterek düşük iskontolar ve uzun vadeli ödeme planları yapıyorlar. Talep yaratmadan yapılan bu tip satış tavizleri sadece o ayın kurtarılmasına neden olur. Gelecek ay ürünün talebi olmadığı zaman eczacıların ve toptancıların elinde ürünler şişer. Burada yapılması gereken öncelikli amaç talep yaratmaktır.

RUHSATSIZ İLAÇLAR KULLANILMAMALI

Vatandaşların ruhsatsız ilaçlara rağbet etmesi hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu tip ilaçları pazarlayanlar var. Bizim gibi köklü firmalara bazı konularda reklam yasağı uygulanırken ruhsatsız ilaç pazarlayan firmalara bu yasaklar uygulanmıyor. Vatandaşlarımızın T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ruhsatını vermiş olduğu ilaçları kullanması gerekiyor. Çünkü Türkiye’deki en yüksek sağlık otoritesi Sağlık Bakanlığı’dır. Sağlık Bakanlığı’ndaki bilim adamlarının onayladığı ilaçları kullanmalıyız. Ben başka türlü hiçbir maddenin etkinliğini bilimsel olmadığı için kabul etmem. Bir ilacın ilaç olabilmesi için milyarlarca dolar harcanarak klinik çalışmaları yapılıyor. İnsanlar üzerinde denenip kan değerleri ölçülerek hangi organa faydalı oluyorsa o organdaki iyileşmelere bakılıyor. Ondan sonra onaylanıyor. Hiçbir klinik araştırması olmadan böbreğe, karaciğere iyi geliyor diye satılan bir maddeyi alıp kullanmam. Kullanılmaması da gerekiyor. Şimdi Çin’den bitkilerden elde edilen ürünleri getirenler var. Bu tip bazı ürünlerde zirai ilaç tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu ürünler engellenmelidir.

KOBAY TARTIŞMALARI OLMAMALI

Kobay tartışmaları hakkında neler söylemek istersiniz?

Amerika’da ve Japonya’da üretilen ilaçların hammaddesi aynıdır. Sadece genetik yapı değişikliğinden dolayı miktarlarında farklılıklar bulunmaktadır. Bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinde binlerce denek, onlarca ilaç firması bulunmaktadır. Üretilen jenerik ilaçlar insan vücudunda deneniyor. Dünyanın her ülkesinde bu tip klinik çalışmalar bilim adamlarının gözetimi altında yapılıyor. Başka türlü bir ilacın insanoğluna faydalı olup olmadığını anlayabilmek imkansızdır. Çünkü hayvanlar üzerinde bile belirli bir noktaya kadar deneme yapılabiliyor. Ondan sonra insanlar üzerinde deneniyor.

300 MİLYON $ CİRO YAPIYORUZ

Bilim İlaç olarak gelecekteki hedefleriniz nelerdir?

Dünyada her şey bir devrimle oluyor. Bilim İlaç 1980’li yıllarda 20 milyon $ ciro yapıyordu. Şimdi 300 milyon $ ciro yapıyor. Oyunu kurallarına göre oynamak ve fırsatları iyi değerlendirmek lazım. Devamlı büyümek için gerekli çabayı göstermemiz gerekir. Fakat dünyadaki değişim maalesef çok hızlı oluyor. Bir değişiklik olduğunda o değişikliğe adapte olunduğu zaman başka bir değişiklik oluyor. Bu değişiklikleri zamanında iyi görmek lazım. Ona göre tedbirlerimizi alıp bu değişimleri fırsata çevirmeliyiz. Biz de Bilim İlaç firmamızı dünya standartlarına getirebilmek için her türlü gayreti gösteriyoruz. Teknolojik gelişmeleri yakından takip edip firmamıza getirmeye çalışıyoruz. Kurumsallaşmaya ve insan kaynaklarına son derece önem veriyoruz. Büyümenin yolu insan gücüne bağlıdır. Dolayısıyla en kaliteli istihdamı yapıp çalışanlarımızı en verimli şekilde çalıştırarak firmamıza katkılarını arttırmak gerekiyor. Ancak o zaman daha fazla ihracat yaparak iç piyasadaki pazar payını da büyütüp yeni yatırımlar yapabiliriz.

REÇETESİZ İLAÇ SATIŞI ERKEN

Reçetesiz ilaç satışları konusunda neler söylemek istersiniz?

Türkiye’nin demografik yapısına baktığımız zaman reçetesiz ilaç satışı biraz erken olur. Bu konuda eğitim seviyesi önemli bir faktördür. Yani markete gidip ilacın üzerinde yazılanları okuyarak almak doğrudan eğitimle alakalıdır. Böyle bir çalışma için biraz beklemek gerekir. Sağlık Bakanlığı’nın baş ağrısına, mide rahatsızlığına iyi gelen bazı ilaçların prospektüslerini anlaşılır bir şekilde düzenleyeceği söyleniyor ama diğer ilaçların prospektüslerin muhakkak doktor kontrolünden geçmesi gerekir. Eczacı ve doktor olmayan bir kişinin o prospektüsü anlaması çok zordur.

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.