"DSİ depremin yaralarını sarıyor
Güleker İnşaat Genel Koordinatörü Mustafa Uluç Şatıroğlu, Kahramanmaraş'taki depremde büyük hasar gören Kılavuzlu Anakanalı'nı DSİ'nin desteğiyle kısa süre içinde onararak sulama sezonuna yetiştirdiklerini söyledi.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

İnşaat mühendisi olduğunu belirterek sözlerine başlayan Mustafa Uluç Şatıroğlu, "Güleker İnşaat olarak DSİ'nin sulama ve toplulaştırma projeleriyle ilgileniyoruz. Şu anda Kayseri Bünyan Sarıoğlan Sulaması, Kahramanmaraş Kılavuzlu Anakanalı Deprem Sonrası Rehabilitasyonu ve Kahramanmaraş Kılavuzlu Sulaması 2. Kısım projelerimizin inşaatı devam ediyor" dedi.

KILAVUZLU ANAKANALINI SULAMA SEZONUNA YETİŞTİRDİK

Kahramanmaraş'taki Kılavuzlu Anakanalı Deprem Sonrası Rehabilistasyonu projesinden bahseden Şatıroğlu, "Kahramanmaraş'ta Kılavuzlu Ana Kanalı ile beslenen çok verimli tarım arazileri var. Yıllardır suya kavuşmayı bekleyen tarım arazileri için çiftçiler önceki yıllarda kendi çaplarında sulamalar yapmışlar. 2020 yılında Kılavuzlu Sulaması Ana Kanalı bittiğinde bölgenin tarımda adeta can damarı olmuş. Geçtiğimiz aylarda meydana gelen depremden dolayı Kılavuzlu Anakanalı'nda çok ciddi tahribatlar meydana geldi. Kılavuzlu Ana Kanalı 86 bin 400 metre uzunluğunda olmakla birlikte Hatay Tahtaköprü Barajı'nı, Amik Ovası'nı ve Sağlık Ovası'nı beslemektedir. Saniyede 80 metreküp su transferi sağlamaktadır. Kılavuzlu Anakanalı'nda meydana gelen tahribatlardan dolayı tamirat çalışmalarımız oldu. DSİ'ye çok teşekkür ederiz. DSİ Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta Bey, DSİ Genel Müdür Yardımcımız Mehmet Ekinci Bey ve DSİ Kahramanmaraş Bölge Müdürümüz Kazım Doğru Bey projemizle yakından ilgilendiler. Bir yılda yapılabilecek işleri hem DSİ'nin hem de Güleker İnşaat firmamızın fedakârlığıyla 3 ay gibi kısa bir sürede bitirerek sulama sezonuna yetiştirdik. Bu kapsamda yaklaşık bir milyon metreküp civarında kazı, dolgu ve tahkimat destekleme imalatlarımız, 20 bin metreküpe yakın beton döküm imalatımız oldu. 22 tane kepçe ekskavatör, beton santrali, 19 adet mikser ve 46 tane kamyonla çalışmalarımız devam etti. Şantiyemizde yaklaşık 300 personel çalıştı. Personellerimizden de Allah razı olsun. Bayramda bile çalıştılar, gece geç saatlere kadar mesai yaptılar. Çift vardiya yaptıklarına da şahit olduk. Kısa sürede işimizi sulama sezonuna yetiştirdik ve bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Sağlık Ovası'nın haricinde Kartalkaya Ovası, Çardak Ovası ve Göksun Ovası'nda da oluşan küçük çaplı tahribatları onarmak için beton tamiratları yaptık. Bu ovaların büyüklüğü yaklaşık olarak 80 bin hektara tekabül ediyor. DSİ Kahramanmaraş Bölge Müdürlüğü'nde henüz tamamlanmayan işler de var ve bu projeler DSİ tarafından ihale ediliyor. Bizim ayrıca Kılavuzlu Sulaması 2. Kısım kapsamında devam eden bir işimiz daha var. Bu projemiz doğrultusunda 2024 yılı sulama sezonunda toplam 18 bin hektarlık alanın tamamını sulamaya açmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

HER SULAMA YATIRIMI BİR FABRİKA GİBİDİR

DSİ'nin tarıma ve sulamaya verdiği önemi anlatan Şatıroğlu, "Sulama yatırımları doğrudan çiftçileri ilgilendiriyor ve onların gelirlerini artırıyor. Bu da dolaylı yollardan milyonlarca insanın istihdam edilmesine vesile oluyor ve ülke ekonomisine de ciddi katkılar sağlıyor. Her bir sulama yatırımı fabrika gibidir. Sulama projeleri sayesinde sulu tarıma geçilince ürün çeşitliliği artıyor. Köylerden şehirlere göç azalıyor. Çünkü rekolte artışı çiftçinin gelir seviyesini arttırınca büyükşehirlerdeki nüfus yoğunluğunun da önüne geçiliyor. Sulama yatırımları tersine göç yaptırıyor. Böylece köyler daha yaşanabilir hale geliyor. DSİ bunun bilincinde olan bir kurumdur. Bunların haricinde kırsal kesimdeki altyapı ve ulaşım projeleri gençleri köylerine bağlıyor. Köylerde yaşayan vatandaşların gelirlerinin artmasının nüfusun büyük çoğunluğuna faydası oluyor. Marketlerdeki fiyatlar düşüyor ve köylülerin kendine olan özgüveni artıyor. Mesela köylerde yaşayan vatandaşlar son model telefon almazlar, beş yıldızlı otele tatile gitmezler. Kazandıkları parayı kendi toprakları için harcarlar. Dolayısıyla köylere yapılacak olan her bir yatırım doğrudan ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Kahramanmaraş bölgesindeki sulama yatırımları sayesinde binlerce hektar sulamaya açıldıkça daha kalkınabilen bir ülke haline geleceğimize inanıyorum" dedi.

ORGANİZE KOOPERATİF BÖLGELERİ KURULSUN

Çiftçilerin kooperatifleşmesi için pilot bölgeler kurulabileceğini söyleyen Şatıroğlu, "Her ile organize sanayi bölgeleri kurulması gibi tarımsal üretimin artması için de organize kooperatif bölgeleri kurulabilir. Bundan önce çiftçilerin tarımsal sulama konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Tarıma elverişli pilot bölgeler seçilebilir. Belirlenen pilot bölgelerde yine devletin belirlediği çiftçilerle kurulacak kooperatif bölgelerinde tarım faaliyetleri başlatılabilir. Sulamaya elverişli bir bölgede devletin teşvikiyle çok güzel çalışmalar yapılabilir. Tamamen devletin kontrolünde olabilecek şekilde yönetim kurulları, denetçiler ve yöneticiler atanabilir. Bunun siyasi, ekonomik ve sosyal boyutları araştırılabilir. Hukuki alt yapının oluşmasıyla kooperatifleşme şirketleşmeye dönüşebilir, arazinin miktar ve niteliğine göre hissedar olunabilir ve profesyonel tarıma geçilebilir. Bizim millet olarak toprakla olan bağımız sadece ekonomik değil. Toprağımızla çok duygusal bir bağımız var. Bizim ülkemizde ata toprağı satılmaz. Bu duygusal bağı da koparmayacak şekilde bir sistem geliştirilmesi gerekiyor. Köylü asla toprağından kopartılmamalıdır. Kurulan kooperatifle de köylünün arasında duygusal bağ olmalıdır" ifadelerini kullandı.

GENÇLER ARAZİ TOPLULAŞTIRMAYA ÖNEM VERİYOR

DSİ'nin arazi toplulaştırma projelerine de değinen Şatıroğlu, "Ben bir öğretmen çocuğuyum, aynı zamanda köylü çocuğuyum. Köyümüzde arazilerimiz var ve ailecek köyümüzle olan bağlantımız hiç kopmadı. Eskiden tarım arazileri babadan oğula dağıtıldıkça araziler parçalanırmış. Mesela 100 dönüm arazi küçüle küçüle 20 dönüme düşermiş. Tarlalardan gelir beklentisi olmadığı için de atıl hale gelirmiş. Toplulaştırma projeleri parçalanan tarım arazilerini derleyip toplayıp tek bir parsel haline getiriyor. Burada milletimizin toprağıyla olan duygusal bağına da dikkat etmek gerekiyor. Eskilere nazaran şimdiki gençler köylerindeki tarlaların yatırıma dönüşmesi ve maddi gelir getirmesi için arazi toplulaştırma projelerine büyük önem veriyorlar. Mesela toplulaştırması yapılmış ve sulamaya açılmış tarım arazilerinde çiftçiler daha rahat üretim yapabiliyorlar. Bu da vakitten ve yakıttan tasarruf imkânı sağlıyor"

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.