Erciyes Grup
Türkiye ulaşım altyapısını tamamlıyor
HGG İnşaat Genel Koordinatörü Vehbi Aldatmaz, 1980 yılından sonra Türkiye’deki otoyol atağı ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü apayrı bir kimliğe büründüğünü belirterek Türkiye’nin yeni otoyollarla, duble yollarla, demir yolları ile ve hava alanları ile ulaşım altyapısını tamamladığını söyledi.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Vehbi ALDATMAZ. Üniversiteyi bitirdikten sonra Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü’nde göreve başladım. Karayolları bünyesinde 14 yıl boyunca bütün birimlerde çalıştım. En son yol yapımında 10 yıl kadar bir tecrübe edindim. Yol yapımında kontrol ve şantiye şefliği yaptım. 2001 yılında istifa ederek HGG İnşaat’ta genel koordinatörlük görevine başladım. 2001 yılından bu yana görevime devam etmekteyim. HGG İnşaat’ın taahhüdünde bulunan işler bugün itibari ile genel olarak karayolları projeleridir. Şu an devam eden 3 tane projemiz var. Bunlardan biri 60. km uzunluğundaki Merzifon-Çorum yoludur. Avrupa Yatırım Bankası’nın kredisi ile Ankara-Samsun hattı bünyesinde yapılan bir yoldur. 2009 sonu itibari ile duble yol olarak tamamlanıp bitirilmiştir. Ancak bazı üstyapı eksikleri nedeni ile 2010 yılında tamamen bitecek. Diğer iki projemiz ise Antalya Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde yer almaktadır. Biri 70 km. uzunluğundaki Sandıklı-Keçiborlu yoludur. Sandıklı-Keçiborlu yolu karayolları ana akslarından biridir. Kuzeyi güneye bağlayan önemli bir yoldur. Yazın turizm sezonunda günlük 25 bin aracın geçtiği ve bu sebeple çok yoğun trafiği olan bir yoldur. Bu nedenle Türkiye karayolları ağlarının en önemlilerinden biridir. Bu yolun 70 km’lik kısmını biz yapıyoruz. 1997 yılında ihalesi yapılmış olan proje 1997-2003 yılları arasında yetersiz ödeneklerden dolayı çalışmalar yapılamamıştır. 2003 yılına kadar işin yüzde 15’i bitmiştir. 2003 yılından sonra hükümetimizin duble yol politikası ile birlikte ve bu yolunda önemli bir yol olması nedeni ile verilen ödeneklerle 2009 yılı sonunda bazı kesimler sathi kaplama bazı kesimler ise bitümlü sıcak kaplamalı olarak trafiğe açılmış durumdadır. 2010 yılında sathi kaplamalı olarak yapılan kesimlerin bitümlü sıcak kaplaması yapılacak ve 2010 yılı sonunda bitecektir. Şu anda duble olarak hizmet vermektedir. Diğer yolumuz ise 54 km. uzunluğundaki Dinar-Dazkırı-Denizli il Hudut Yolu’dur. Bu yol Antalya yolundan ayrılıp Ege’yi İç Anadolu’ya bağlayan yoldur ve yaz aylarında yoğun trafik mevcuttur. Bu yol da önemli bir yoldur. Dinar-Dazkırı-Denizli İl Hududu Yolu projesinin ihalesi 1998 yılında ihale edilmiş ve aynı gerekçelerle 2003 yılına kadar pek çalışma yapılamamıştır. 2003 yılından sonra verilen ödeneklerle belli bir aşamaya gelmiştir. 2010 yılı sonunda duble yol olarak bitirilecektir.

KARAYOLU REFORMU: DUBLE YOL

Karayolları çalışmalarının hızlanması, en son teknolojiyi kullanarak yol yapılması ve karayollarına verilen önemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kurumlarından biridir. Bu kurum Türkiye’nin teknolojik gelişimine bir okul gibi çok büyük katkıda bulunmuştur. Özellikle Karayolunda yetişerek ayrılan mühendislerin benim gibi özel sektöre girmesi ile sektörde gelişmeler oldu. Tabii ülkenin ekonomisiyle de alakalı bir durum. 1980 yılından sonra Türkiye liberal ekonomiye geçince özel sektörler oluşturdu. Çünkü özel sektörün yapacağı iş ile Karayollarının kendi bünyesinde yapacağı iş arasında çok ciddi maliyet farkları ortaya çıktı. Karayollarında bu işi bilen insanlar çıkıp özel sektörde müteahhitlik yapmaya başladılar. Bu gelişmelerden sonra ise özellikle 1980 yılından sonra Türkiye’deki otoyol atağı ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü apayrı bir kimliğe büründü. Otoyol teknolojisini alarak kendi içerisinde yetiştirdiği insanlarda bu tekniği kavradılar. Yabancı şirketlerde taşeronluk yapan Türk şirketleri otoyollar yapmaya başladılar. Hatta yurtdışına açıldılar. Yurtdışında otoyollar yapıyorlar. Eskiden Japonlar gelip Boğaziçi köprüsünü yapardı. Şu anda bunu yapacak Türk şirketleri var. Karayolları Genel Müdürlüğünün bu işte çok büyük katkısı vardır. İnşallah gelen hükümetlerde bu kuruma gereken önemi ve hassasiyeti verirler. Az önce söylediklerim yakın zamanda Türkiye’nin nasıl hızlı geliştiği ve değiştiğini ortaya koymaktadır. Dolayısı ile gelişen ve büyüyen Türkiye altyapısını da beraberinde bittirmek zorundadır. Duble yolları da Türkiye’nin değişen bu yüzüyle paralel görmek gerekiyor. Bir ülkenin gelişmişlik derecesi o ülkenin altyapısının tamamlama oranına bağlıdır. Türkiye de otoyollarla, duble yollarla, demir yolları ile ve hava alanları ile Ulaşım altyapısını tamamlıyor.

FİDİC’İ DE KENDİMİZE BENZETTİK

Kamu ihale sistemi ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Türkiye’de 2002 yılında ihale kanunu Avrupa Birliği’ne uyum yasaları çerçevesinde oluşturuldu. Güzel oldu ama Türkiye bunun altyapısını oluşturmadığı için uyum sağlayamadı. Bugüne kadar birçok defa ihale sistemi değiştirildi ve hala çok eksiği var. Bu eksikliklerden dolayı işler çok yüksek tenzilatlarla ihale ediliyor. Yüksek tenzilatla ihale edilen işlerde kalite sorunu ortaya çıkıyor ve bitirilemiyor. Avrupa’da ve dünyanın birçok yerinde FİDİC sözleşme esaslarına göre ihaleler yapılır. FİDİC sözleşmesi hem idareyi hem de yükleniciyi koruyan ve aynı zamanda işin kalite ve ciddiyetine uygun bir mantıkla hazırlanmıştır. Türkiye’de de özellikle yabancı ülke kredileri ile yapılan ihalelerde FİDİC sözleşmeli ihaleler yapılıyor. Ancak bu sözleşmenin Türkiye şartlarına uyması için birçok maddesi değiştiriliyor veya yeni maddeler ekleniyor. Dolayısı ile FİDİC sözleşmesinin büyük kısmı değiştirilmiş oluyor. Bizim ihale sistemine uygun bir şey ortaya çıkıyor. Türkiye’ye en uygun ihaleler ortalama fiyat sistemi ile yapılan ihalelerdir. Bu şekilde yapılan ihalelerde çok yüksek tenzilatlar, şaibeler olmuyor ve kalitesizlik önleniyor.

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.