Erciyes Grup
Türkiye yurtdışına sağlık hizmeti verebilecek kapasitededir
Mesa Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şevket RUACAN, dünyanın en gelişmiş hastanelerinde yapılan birçok tedavinin Türkiye'deki hastanelerde de yapılabildiğini belirterek Türkiye'nin yurtdışına sağlık hizmeti verebilecek kapasitede olduğunu söyledi.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Prof. Dr. Şevket RUACAN. Hacettepe Tıp Fakültesi mezunuyum ve 30 yıla yakın Hacettepe’de hizmet gördüm. Yurtdışında eğitimimi tamamladıktan sonra tekrar Hacettepe’ye döndüm. Hacettepe’de profesör doçent oldum ve Hacettepe Tıp Fakültesi Dekanlığı yaptım. Daha sonraki yıllarda Hacettepe Üniversitesi’nin Onkoloji Enstitüsü Müdürlüğü’nü yaptım. 2004 yılında o görevden ayrılarak MESA Hastanesi’nin kuruluşuna giriştim. Önceki yıllarda ise YÖK ve TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyeliği yaptım. 2004 yılının ilk aylarında MESA Hastanesi’nin inşaatı devam ediyordu. O zaman göreve geldim. Hastanenin inşaatını tamamladıktan sonra ekipman, malzeme ve cihazları da temin ederek 25 Aralık 2004 tarihinde Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN Bey tarafından açılışını yaptık ve 2,5 yıldır da Ankara halkına hizmet vermekteyiz.

HER YAŞ GRUBUNA HİZMET

MESA Hastanesinin sağlıkla ilgili branşlarını ve branşların modernize edilmesini açıklayabilir misiniz?

MESA Hastanesi öncelikle kadın sağlığı hastanesi olarak planlanmıştı. Biz göreve geldikten sonra genel hastane olarak tekrar revize edildi. Şu anda MESA Hastanesi genel bir hastane olarak her dalda, her yaş grubuna hizmet verebilecek bir hastane olarak görev yapıyor. Doktor sayımız 80’in üzerinde ve hepsi uzmandır. Doktorlarımızın bir kısmı Ankara’da ikamet ediyor, bir kısmı ise Ankara dışından gelmektedir. Ameliyathane sayımız 7 tanedir. Bu ameliyathanelerimizde kalp ameliyatı, beyin ameliyatı, kemik ameliyatı, endoskopik ameliyatlar gibi her türlü ameliyat yapılabilir. Hastanemiz başından beri kaliteye çok önem vermektedir. Daha hastanemiz açılmadan ekipman ve cihazlarımızı temin ederek personelimize kalite konusunda eğitim verdik. ISO 9001 Belgesi’ni aldık. Ardından Amerikan Hastaneler Birliği’nin verdiği JCI dediğimiz Uluslararası Akreditasyon Kalite Belgesi’ni 2006 yılının yaz ayında alarak Ankara’da bu kalite belgesini alan ilk hastane olduk. Bizim bütün çalışmalarımız bu kalite sistemi içinde devam etmektedir. Hastanemizde sürekli eğitim yapılıyor. Bu eğitim en üst düzeydeki doktorumuzdan en alt kademedeki temizlik yapan personelimize bile verilmektedir. İnsanlar hastanemize geldiklerinde gönül rahatlığı ile başlarına bir kaza gelme şansının çok az olduğu, teknik elemanların eğitimli olduğu bir hastaneye hizmet görmesini istiyoruz. Yani hasta güvenliği bizim için ön planda tutulan bir husustur.

HASTANE MİMARI AMERİKA FİRMASI

İş adamlarımızın eğitim ve sağlık konusundaki yatırımları hepimizi sevindiriyor. MESA Mesken Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erhan BOYSANOĞLU Bey’in de sağlık konusunda yaptığı bu büyük yatırımın nedenlerini açıklayabilir misiniz?

Sağlık yatırımları aslında hiç kârlı bir yatırım değildir. Çok riskli bir yatırımdır. Çünkü sağlıkta 1.000 kişiyi tedavi edersiniz ama bir kişinin tedavisinde aksilik olduğu zaman sağlık sisteminizin imajı zedelenir. Dolayısıyla çok riskli ve getirisi yüksek olmayan bir iştir. Fakat 38 yıllık bir kuruluş olan Mesa Şirketler Topluluğu özellikle kalite ve güvenilirliği kendisine ilke edinmiş bir şirkettir. Mesela insanlar Mesa Mesken Sanayii A.Ş.’nin inşa ettiği konutlardan bir ev aldıkları zaman o konutların kaliteli ve güvenilir olduklarından emindir. Mesa Şirketler Topluluğu’nun Ankara’da böyle bir imajı var. Hastane konusunda da aynı hizmet ve güvenilirlikle yola çıkan Mesa Şirketler Topluluğu, 38 yıldır hizmet verdikleri Ankara halkına güvenilir bir hastane yapmak istemiş. Kâr amaçlı bir iş yapmak isteselerdi daha değişik yatırımlar yapılabilirdi. Sağlık konusunda en önemli unsur hizmettir ve bu doğrultu da Mesa Şirketler Topluluğu da hiçbir masraftan kaçınmayarak Mesa Hastanesi’ni yaptırmıştır. Mesa Hastanesi’nin mimari tasarımı dünyaca ünlü bir Amerikan firmasına aittir ve bu yapılan mimari tasarım da ödül almıştır. Bu Amerikan firması sadece hastane mimarisi yapan 75-80 yıllık deneyimli bir firmadır. Hastanemizin en belirgin özellikleri ise kullanışlı, sağlığa yatkın, ulaşımının güzel olmasıdır.

SAĞLIK TURİZMİ YAYGINLAŞTIRILMALI

İş adamlarımızın yurtdışında sağlık ve sağlık turizmi konusunda yapmak istedikleri yatırımlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Gerçekten çok güzel bir konuya değindiniz. Türkiye’de sağlık sektörü son yıllarda çok modern ve Amerika ile yarışabilecek bir düzeye geldi. Bunu duyurmamız ve bundan yararlanmamız gerekiyor. Yurtdışına ülke olarak sağlık hizmeti verebilecek bir kapasitedeyiz. Bizim de çok gelişmiş bir göz hastalıkları kliniğimiz var. Hastanemiz dünyada çok nadir yapılabilecek tedavileri yapabilecek kapasiteye geldi. Kalp hastalıkları, kadın hastalıkları, ortopedi kemik hastalıkları, sinir hastalıkları, beyin hastalıkları gibi hastalıklarda bugün dünyada en gelişmiş hastanelerinde hangi tür tedaviler yapılıyorsa Türkiye’de de yapılabiliyor. Tabii Mesa Hastanesi sadece Ankara’da hizmet verebilen bir hastanedir. Zaman zaman yatak sıkıntısı yaşadığımız da oluyor. Sayın Erhan BOYSANOĞLU Bey’den ikinci bir hastane yapmasını da isteyebiliriz. Çünkü kaliteye ve kaliteli hizmete ihtiyacımız var. Mesa Hastanesi olarak bunun da bilincindeyiz. Bu bilinci dünya çapında da yaygınlaştırmamız lazım. Kaplıcalarımız, doğal kaynaklarımız ve termal tesislerimizi de ön plana çıkararak sağlık turizmini yaygınlaştırabiliriz. Bunu yaparken hem ülkemizi tanıtmış hem de daha büyük yatırımları cazip hale getirmiş oluruz.

HERKESE EŞİT SAĞLIK HİZMETİ

Devletimizin sağlık sektörüne yaptığı yatırımlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Sağlık konusunda ülkemizde yapılan yenilikler, önceki yıllardan bu yana yapılmak istenen fakat çeşitli nedenlerle bir türlü gerçekleştirilemeyen yeniliklerdir. Mesela devlet hastaneleri ve özel hastanelerin birleştirilmesi önceki yıllardan beri konuşulur ama bir türlü birleştirilemezdi. Bu tip değişikliklerin yapılmasını olumlu karşılıyorum. Dolayısıyla insanlar arasındaki ayırım ortadan kalktı ve halkımız her türlü hizmetten faydalanabilir hale geldi. Özel kuruluşlar bakımından bu tür yenilikler belli başlı sorunlara yol açmış olsa da bu sorunlar basamak basamak çözüme kavuşacaktır. Özel sağlık kuruluşlarında ise Genel Sağlık Sigortası Yasası hakkında belirli sorunlar var. 2007 yılı içinde uygulamaya geçileceği söyleniyor. Bu da her yenilikte olduğu gibi normal bir süreçtir.

HASTANELER SINIFLANDIRILMALI

Hastanelerin sağlık hizmeti konusunda sınıflandırılması hakkında neler söylemek istersiniz?

Özel kuruluşların da bu konuda bir beklentisi var. Özel kuruluşların nitelikleri ve kalite düzeyleri aynı değil. Semt poliklinikleri, küçük ölçekli hastaneler ve büyük ölçekli hastaneler gibi geniş bir hizmet yelpazesi var. Devletten bu konuda istenen herkese hakkı olan parayı veya hizmeti karşılaması ve insanların kendi ek ödemeleriyle istedikleri düzeyde hizmetin yolunun açılmasıdır. Bu bütün dünya ülkelerindeki liberal ekonomilerde böyledir. Mesela oteller yıldız sayısına göre, lokantalar kalitelerine ve kapasitelerine göre sınıflara ayrılır. Hastanelere de böyle bir uygulama getirilmelidir. Şehir merkezinde olan bir hastanenin konforu ve hizmeti çok güzel olmayabilir. Yeni sağlık sisteminde özellikle 2007 yılında devlet tarafından yapılması planlanan bir uygulamadır. Sağlık Bakanlığı bu konuda bir form ve taslak hazırladı. Bunlara göre bütün hastaneler değerlendirilecek ve sınıflandırma yapılacak. Biz de bu uygulamayı bekliyoruz. Çünkü yatırımcıları da teşvik eden bir unsur olacaktır. Aynı zamanda yapılacak bu uygulama bütün sağlık kuruluşlarını, sağlık çalışanlarını memnun edecek ve halka da hizmet olarak dönecektir.

SAĞLIK KURULUŞLARI UYGULANAN VERGİ DÜŞÜK OLMALI

Halkımızın ekonomik ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için sağlık sektörünün devletten beklentileri nelerdir?

Kalite bakımından Sağlık Bakanlığı’nın bile kendi hastanelerinde akreditasyon standartlarında hizmet vermesini ben şükranla takdir ediyorum. Sağlık çalışanları ve iş adamlarımız da bu konuda devletten bir teşvik beklemektedir. Sağlık yatırımları fedakarlık isteyen yatırımlardır. Sağlık sektöründe vergilendirilmenin biraz düşük olması ve kalite konusunda denetimler yapılması lazım. Hastanelere ruhsat verilmesi konusunda biraz başıboşluk var. Türkiye’deki MR ve tomografi cihazı sayısı Avrupa’daki MR ve tomografi cihazları sayısından çok fazla. Bu da ülke ekonomimize zarar vermektedir. Mesela İstanbul’da ve Ankara’da tıp fakültelerinin yakınlarında 8-10 tane MR ve Tomografi merkezleri var. Bunlara kota getirilmesi lazım.

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.