Erciyes Grup
AR-GE'ye devlet desteği verilmeli
Nobel İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Hasan ULUSOY, ilaç AR-GE’sinin bir firmanın politikası olmaktan çok devlet politikası olması gerektiğini söyledi.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

45 YILLIK İLAÇ FİRMASIYIZ

İlaç sektöründeki konumunuzdan bahseder misiniz?

Nobel İlaç, ULKAR Holding bünyesinde olmak üzere ilaç sektöründe 45 yıldır yer almaktadır. Bu süre zarfında şirketimizin stratejisini sadece büyüme üzerine kurmadık. Aynı zamanda istikrara ve güvenilirliğe odaklandık. Pazar rakamları, şirketlerin başarısını verisel tabanda sergiler. Bu rakamlara bakıldığında, özellikle son 15 yılda ekibimizin azmi ve performansı sayesinde geldiğimiz konumdan memnunuz. Küçük ölçekli bir şirket iken Türkiye’nin sayılı şirketleri arasında yerimizi aldık. Ancak biz sadece rakamlarla var olmak istemedik ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Özellikle bu 15 sene içinde Türkiye, sonuncusunun içinde olmak üzere 3 ekonomik kriz yaşadı. Bir üretici şirket olarak etkilenmemek mümkün değil ancak biz bu etkiyi çalışanlarımıza yansıtmadan, alınabilecek her tür önlemi aldık, alıyoruz. Bir yandan da gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yılları kapsayan uzun bir süreç gerektirmesine rağmen gelişmekte olan, bilhassa Orta Asya ülkelerine yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Biz dinamizmle çalışmanın yanında sabırlı olmayı da öğrendik. Sabır istikrarımızın anahtarı oldu. Bugünkü konumumuzu da büyük oranda bu yaklaşımımıza borçluyuz.

İHRACAT EKONOMİNİN CAN DAMARIDIR

İlaç sektörünün can damarı olan ihracat konusunda hangi konumdasınız?

İhracat sadece ilaç sektörünün değil, bir ülke ekonomisinin can damarıdır. Hedefimiz hiçbir zaman kısa vadede kazançlar sağlamak olmadı. Ulusal bir şirket olarak bu farkındalıkla hareket ettik, ediyoruz. Kaçınılmaz bir gerçek ki, ilaç sektörü büyük oranda ithalat gerektiriyor. Bizim hedeflerimizden biri, ithalat-ihracat dengesini korumak ve her zaman orta vadede ihracat oranını artırmak oldu. Bugünkü tablomuz hedefimizi gerçekleştirdiğimizin göstergesidir. Ancak ihracatta göz önünde bulundurulması gereken bir faktör de nasıl ihracat yapıldığıdır. Batı ülkeleri için yaptığımız ihraç ürünlerimiz AR-GE’sinden ürünün son salıverilmesine kadar kendi üretimimizdir. Bir başka deyişle, hazır verilerle üretmiyoruz. Kendi kalitemizi sunuyoruz. Öte yandan da Orta Asya ve gelişmekte olan ülkelere yaptığımız ihracatlar var. Bu ülkelere Nobel adıyla ve markasıyla, Batı standardında kalite sunuyoruz ve adımızı tanıtıyoruz. Örneğin Kazakistan’da, Özbekistan’da Nobel ürünleri, kalitesiyle öne çıkıyor ve tercih ediliyor. Nobel’in ihracatı sadece ürün kapsamıyor, kaliteyi de temsil ediyor. Bu, bir pazarda kalıcı olabilmek için gereken temel şartlardan biridir. Bugün geldiğimiz konumumuz da bunun en güzel kanıtıdır. TİM’in belirlediği ‘ihracatı en yüksek şirketler’ arasında yer almamız bizim için büyük bir onur ve emeklerimiz için büyük bir ödül oldu.

EŞDEĞER İLAÇ AR-GESİ YAPIYORUZ

İlaç sektöründe yerinizi sağlamlaştırmak için AR-GE ve yatırım çalışmalarına gerekli önemi veriyor musunuz?

Nobel İlaç Sanayii kardeş firma FARGEM ile ilaç AR-GE sine gerekli önemi veren bir firmadır. 6 yıl önce üst kuruluşumuz Ulkar Holding bünyesinde kurulan FARGEM (Farmasötik İlaç Araştırma Geliştirme Merkezi) şirketi bugün bünyesinde yaklaşık olarak 100 araştırıcı ile neredeyse yeni kurulan bir eczacılık fakültesi ayarında bilim adamı istihdam etmektedir. Bu araştırıcılardan 5 tanesi profesör, 3 tanesi doçenttir. Bir yardımcı doçent unvanı almış araştırıcımız, 3 doktoralı elemanımız vardır. Bunun yanında 8 yüksek lisans derecesine sahip elemanımız bulunmaktadır. Ayrıca, FARGEM kurum olarak elemanlarının akademik aşama yapmasını da teşvik etmektedir. Şu anda FARGEM mensuplarından 12 kişi yüksek lisans yapmaktadır, 3 kişi de doktora çalışmalarına devam etmektedir. FARGEM şu an itibariyle eşdeğer ilaç AR-GE’si yapmaktadır. Bu konuda sadece Nobel’e değil talep eden 3. firmalara da eşdeğer ürün geliştirme ve analitik AR-GE çalışmaları yapacak şekilde örgütlenmiştir. Bu tür faaliyetlere ek olarak eşdeğer ilaç etkin maddesi sentez AR-GE’si de yapılmakta ve sentez metotları geliştirmenin yanında ilaç etkin maddesinin formülasyon ve analizinde öneme sahip olan safsızlık sentezi çalışmalarını yürütmektedir. Bu konuda ülkede, bugün için tek firma olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bilindiği gibi ilaç araştırmasını eşdeğer ilaç araştırması, klinik ilaç araştırması, temel ilaç araştırması olmak üzere 3 kısımda sınıflandırabiliriz. Nobel İlaç ilk iki araştırma sınıfında AR-GE faaliyetlerine gereken önemi vermenin yanında klinik öncesi temel ilaç araştırması yani yeni bir molekülün keşfini içeren AR-GE çalışmalarına da başlamış bulunmaktadır. Dolayısı ile Nobel İlaç AR-GE ciddiyetini ve önemini kavramış bu yönde insan ve araç gereç yatırımını yapan ve yapmaya devam eden bir kuruluştur. Ancak şu da unutulmamalıdır ki temel ilaç AR-GE’si bir firmanın politikası olmaktan çok devlet politikası olmalı, devlet bu sektördeki AR-GE’ye gerekli fonu aktarmalıdır. Bunun önemi, ülkemizin yılda 6,5-7 milyar doları dışarıya ilaç için transfer ettiği gerçeğini hatırlamakla anlaşılabilir.

REÇETESİZ İLAÇ SATIŞI İÇİN YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI

Sağlık Bakanlığı reçetesiz ilaç satışında radikal kararlar almak üzere. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Reçetesiz ilaç konusu aslında en az 15 yıldır gündemdedir. Yani uzunca bir süredir bu konu ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması bekleniyor. Bu düzenleme geciktikçe belirsizlikten kaynaklanan sorunlar giderek büyüyor. Konunun iki ana ekseni var: Birincisi; Kamu otoritesinin ‘Reçetesiz Ürünler’ yasal düzenlemesinden beklentileri, İkincisi; İlaç sektörü ve dolaylı olarak reklam sektörünün beklentileridir. Bu iki ana eksenle ilgili kısaca şu değerlendirmeleri yapabiliriz. Kamu otoritesinin beklentileri ‘Reçetesiz Ürünler’ kapsamına alınacak olan ürünlerin bedelleri devlet tarafından ödenmeyeceği için, kamu otoritesi bu düzenlemeyle ilaç giderlerinden tasarruf yapmayı hedefliyor. Buna rağmen yasal düzenlemenin sürekli ertelenmesi ve kapsamının ne olacağına ilişkin tereddütlerin var olması, ödeme dışına çıkarılacak bu ilaçların yerine kamuya daha yüksek maliyet getirecek başka ilaçların ikame olması endişesinden kaynaklanmaktadır. Yani geri ödemeden çıkarılacak ilaçların yerine, geri ödemesi yapılan daha pahalı ilaçların reçete edileceği ve dolayısıyla kamu otoritesinin daha yüksek ilaç maliyetleri ile karşı karşıya kalacağı korkusu bu kararların verilmesini zorlaştırıyor. İlaç sektörünün ve reklamcılık sektörünün beklentileri ise ilaç sektörü konunun netleşmesini istiyor. Çünkü ‘Reçetesiz Ürünler’ kapsamında yer alacak ürünlerin tüketiciye yönelik olarak sınırlı da olsa tanıtımının yapılması söz konusu olacak. Yani tüketici; hekim reçetesi olmadan, kendi kararı ile ve bedelini kendisi ödeyerek bu ilaçları alacağı için, bu ilaç grubu ile ilgili olarak bilgilendirilmeye ihtiyaç duyacak. Bu durumda ilaç sektörü ‘Reçetesiz İlaçlar’ grubunda yer alan ilaçlar için farklı bir pazarlama-satış stratejisi uygulamak zorunda kalacaktır. Tüketiciye yönelik tanıtım uygulaması; mevcut mecralar mesela hekim ve eczacıya yönelik direkt tanıtım faaliyetleri dışında yeni mecralar (örneğin; televizyon, dergi, gazete, bill-board vb.) gerektirecektir. Bu yönüyle konu reklamcılık sektörünü de ilgilendiriyor.

PAZAR PAYIMIZI GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ

Nobel İlaç olarak gelecekteki hedefleriniz nelerdir?

Geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Hedefimiz, halen pazarda olan ürünlerimizin sahip oldukları pazar paylarını korumak, yakın gelecekte halkımıza sunacağımız ürünlerle de toplam payımızı yükseltmek. Halen bulundukları gruplarda lider olan, hatta yeni gruplar tarif edilmesine vesile olmuş öncü markalarımız var. Bunun yanında, gelişen pazar grupları başta olmak üzere birçok tedavi grubu için hazırladığımız potansiyeli yüksek ürünlerimiz yakın gelecekte pazarda olacaklar. Bu hedefleri gerçekleştirmek için de, organizasyonumuzu, eğitimimizi, rekabet gücümüzü ve motivasyonumuzu iyileştirecek düzenlemeler planlıyor ve uygulamaya koyuyoruz.

AR-GE’YE GEREKLİ DESTEK VERİLMELİ

Bir işadamı olarak Türk ilaç sektörü ile dünya ilaç sektörünü kıyaslarsanız neler söylemek istersiniz?

Dünya ilaç sektörü denince, dünyayı 2 gruba ayırmak lazım. Birinci grup, Avrupa, Amerika ve Japonya olmak üzere AR-GE ağırlıklı ülkelerdir. İkinci grup ise Hindistan, Çin ve Güney Kore gibi gelişmekte olan ülkelerdir. Birinci grup ile kendinizi kıyaslamamız hiç mümkün değil. Ancak, ikinci gruptaki ülkeler bundan 30-40 sene önce ilaç sanayileri bizden çok alt seviyelerde olan ülkelerdir. Bu ülkeler geçtiğimiz zaman içinde ve halen devam etmekte olan çok kuvvetli devlet desteği ile ilaç sanayilerini hızla geliştirmektedir. Aslında birinci gruptaki ülkelerde de ilaç sanayine AR-GE boyutunda çok önemli destek sağlanıyor. Özetle diyebiliriz ki, devlet desteği gören ülkelerde ilaç sanayii gelişiyor. Bu ne yazık ki, ülkemizde böyle olmadı. Hükümetler ilaca hep dar açıdan baktılar. Bu nedenle de Türk İlaç Sanayii ulaşması gereken seviyeye gelemedi. Türk İlaç Sektörü’nün bir temsilcisi olarak dileğim, bundan sonra ilaçta AR-GE’ye gerekli desteğin verilmesidir. Türkiye’nin uzun vadeli menfaatleri için bu son derece önemli bir husustur.

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.