Erciyes Grup
OSB'ler Türkiye için hayati önem taşıyor
Gazzeli işadamı Şahin Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Omar Goorany, “Organize Sanayi Bölgeleri'ne (OSB) işadamları ve sanayicilerin rağbet etmesi hem üretim hem de çevre sağlığı açısından hayati önem taşıyor” dedi.
MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL

AVRUPA’DAN ÖDÜL ALDIK

Öncelikle bize kendinizi ve firmanızı tanıtır mısınız?

Adım Omar GOORANY. Filistin asıllıyım. 27 yıl önce eğitim amaçlı Türkiye’ye geldim. Ankara Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde okudum ve master yaptım. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Bölümü’nde doktora yaptım. Doktora yaparken büyük firmalarda çalıştım. Bunlardan biri de Şahin Kimya firmasıydı. Şahin Kimya ve Arıtma Sanayi firmamızın ana faaliyet alanı atıksu arıtma tesisleri yapmaktır. Şahin Kimya ve Arıtma San. A.Ş.; 1984 yılında arıtma tesisleri, su, atık su ve çevre sorunları üzerine kurulmuştur. İlk zamanlarda kağıt, deri, tekstil v.b. fabrikalar bazında endüstriyel atık su arıtma tesisleri yapıyorduk. Daha sonra atık su arıtma tesislerinin ekipmanlarını da imal etmeye başladık. Türkiye’nin sanayileşme sürecinde organize sanayi bölgelerinin oluşması sırasında kazandığımız birikim ve tecrübelerimizle organize sanayi bölgelerinin atık su arıtma tesislerinin yapımına başladık. 150 fabrikalık Çorlu Deri Organize Sanayi Bölgesi’nin atık su arıtma tesisinin Türkiye’nin en büyük projelerinden biridir. Tamamen Türk mühendisleri ve Türk işçilerle projeyi yaparak Avrupa’dan ödül aldık. Uşak Organize Sanayi Bölgesi, Bursa Organize Sanayi Bölgesi ve Konya Organize Sanayi Bölgesi atık su arıtma tesislerinin ardından Büyükşehir Belediyelerinin de atık su arıtma tesislerine önem vermeye başladı. Biz mühendisler olarak atık suları evsel ve endüstriyel olmak üzere 2 gruba ayırıyoruz. Evsel atıksu arıtma tesislerinin yanı sıra birçok fabrika, organize sanayi bölgesi endüstriyel atık su arıtma tesisleri de yapıyoruz. 2007 yılında İSKİ’den Çatalca’nın 28 köyünün arıtma tesisi işini aldık. Çalışmalarımız devam ediyor. 2008 yılı sonunda 10 tane köy arıtmasının inşaatını bitirdik. 3 yıllık bir proje olmasına rağmen projeyi 2009 yılı sonunda Allah’ın izniyle bitirmek istiyoruz.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ OLUŞTURULMALI

Atıksu arıtma tesislerinin faydalarını anlatabilir misiniz?

Atıksu arıtma tesisleri bir ülkedeki mevcut su rezervlerini korumaktadır. Arıtılan atıksular belli işlemlerden geçtikten sonra bahçe sulamada ve yol yıkamada kullanılabilir. Türkiye’de bunun önemi yeni anlaşılmaya başlandı. Arıtılan atıksuları küresel ısınmanın yaşandığı bir dönemde kullanmak tasarruftur. Bahçe sulamak ve yol yıkamak için taze su kullanmak ise israftır. Birçok fabrika sahibi işadamı fabrikalarından çıkan atıksuları değerlendirmek istiyor. Sırf bu yüzden birçok fabrika organize sanayi bölgelerine taşınmaktadır.

ÇEVRE KÜLTÜRÜNE ÖNEM VERİLMELİ

Türkiye’de atıksu arıtma tesislerine verilen önemi yeterli buluyor musunuz?

Türkiye’nin atık su arıtma tesisleri yönünden hem şanslı hem de şanssız bir ülkedir. Türkiye aslında arıtma tesisleri yapmaya 20 yıl önce başlamış. Türkiye’de 20 yıl öncesine kadar büyük sanayileşme olmadığı için fazla kirlenme olmamış. Bugün Avrupa ve Orta Asya’da atık su arıtma tesislerine büyük önem verilmektedir. Fakat Türkiye’de bu bilinç ancak 5-6 yıl öncesinde oluşmaya başladı. Türkiye’de birçok belediyelerin ve fabrikaların atık su arıtma tesisleri yok. Mesela 15 yıllık fabrikalar 13 yıl faaliyet gösterdikten sonra atık su arıtma tesisi yaptırmaya karar veriyor. Türkiye’nin atık su arıtma tesislerine biraz daha önem vermesi gerekir. Aslında birçok sanayici işadamı atık su arıtma tesisi yaptırmak istiyor ama bunu yan ünite olarak görüyor. Fabrikaya makine alıp üretim yaparak kar etmek varken, atık su arıtma tesisi inşa edip işletmesi için de para harcamak zor geliyor. Çevreyi kirleterek üretim yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Gelecek nesillere zehirli bir çevre bırakarak kazanılmış bir zenginlik de kimseye mutluluk vermez. Bu konuda hep sanayicileri suçlamak da istemiyorum. Bir zamanlar atık su arıtma tesislerindeki kullanılan elektrik ücretinin % 50’si devlete ödeniyordu. Daha sonra bir genelge çıkarak tamamı alınmaya çalışıldı. Bu konuda sanayiciler de teşvik edilmelidir. Atık su arıtma tesisi olmayan fabrikalara diğer fabrikalarla rekabet edebilmesi için caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Bu durum kanunda ‘Atık su arıtma tesisi olmayan hiçbir fabrika faaliyet yapamaz’ diye belirtilmiştir. Kanunda belirtmekle her şey bitmiyor. Devletimizin bu kanuna uyacak sanayiciyi de düşünmesi gerekir. Türkiye’de ekonomik şartlardan dolayı fabrikalar üretimlerini devam ettirmek ve kar elde etmek için uğraş veriyor. Birçok fabrika atık su arıtma tesisi inşa etmek ve işletmek için risk almak istemiyor. Bu konuda insanlarda da çevre kültürü oluşması gerekir. İnsanlar çevreye önem verdikleri zaman atık su arıtma tesislerine verilen önem de artacaktır.

BAŞBAKAN İSTANBUL’A HAYAT VERDİ

İSKİ hakkında neler söylemek istersiniz?

İSKİ’nin İstanbul’un dört bir yanına yaptığı yatırımların takdir edilmelidir. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN Bey, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde şimdiki Çevre ve Orman Bakanı Veysel EROĞLU ile büyük projeleri hayata geçirerek İSKİ’ye ve İstanbul’a hayat verdi. Bu hayat şimdiki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir TOPBAŞ ve ekibi sayesinde uzun vadede devam edecektir. Şahin Kimya ve Arıtma San. A. Ş. olarak özellikle 2000 yılından itibaren alt yapı çalışmalarına büyük önem veren Tuzla, Ambarlı, Ataköy, Paşabahçe, Çatalca Atıksu Arıtma Tesisi Projeleri gibi birçok projeyi hayata geçiren İSKİ gibi güvenilir bir kamu kuruluşu ile iş yapmaktan gurur duymaktayız. İSKİ ile kar amaçlı değil prestij amaçlı çalışıyoruz. Çünkü arıtma tesisleri ile ilgili İSKİ’nin çalışmalarında biz de yer almak ve önümüzdeki yıllarda İSKİ ile daha prestijli projelerde çalışmak istiyoruz.

DEVLET SANAYİCİYİ DESTEKLEMELİ

Atıksu arıtma tesisleri konusunda devletten beklentileriniz nelerdir?

Atık su arıtma tesisinin maliyetini bir organize sanayi bölgesi rahatlıkla karşılayabilir. Fakat her fabrika kendisine atık su arıtma tesisi yapmak istediği zaman hem zaman hem maliyet açısından uygun olmuyor. Türkiye’deki organize sanayi bölgelerinin yabancı ülkeler için örnek teşkil ediyor. Mısır, Suriye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Türkiye’deki organize sanayi bölgelerine bakarak kendi ülkelerine de organize sanayi bölgeleri yapmaya çalışıyor. Türkiye’deki organize sanayi bölgelerinde de merkezi atık su arıtma tesisleri kurulması gerekiyor. Asıl sorun atık su arıtma tesisinin yapılması değil, her gün her dakika çalışmasıdır. İşadamları maliyet olduğu için bu riski üstlenmek istemiyor. Bu konuda devletimiz atık su arıtma tesislerini elektrik ücretinden muaf tutabilir. Çeşitli kredi kaynakları ile bölgesel teşvik uygulayabilir. 2000’li yıllarda atık su arıtma tesisi yapmayan belediyelere hapis cezası uygulanacaktı. Ancak bu karar daha sonra iptal edildi. Bunun yerine caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Türkiye çevre konusunda Avrupa’ya oranla çok geride kalmış bir ülkedir. Yakın zamanda fabrikalar ihracat yaparken bile atık su arıtma tesisi bulundurma zorunluluğu olacak. Türkiye dünyaya entegre olabilmek için büyük çaba sarf ediyor. Altyapı çalışmaları konusunda özellikle İSKİ çok büyük yatırımlar yapıyor ve yaptığı bu projeleri yurtdışında da yapabilecek bir konumdadır. İnşallah Türkiye bu konuda büyük başarılara imza atar. Tamamen öz sermayesi ile atık su arıtma tesisleri yapan organize sanayi bölgeleri de var. Fakat yeterli değil. Hatta gazeteler de bu çalışmaları ‘Kirlettik, temizliyoruz’ diye haber yapmışlardı. Madem insanlar çevreyi kirletmeyi biliyorsa temizlemeyi de bilmelidir. Filistinli bir işadamı olarak Türkiye’yi de fazla eleştirmek istemiyorum. Ben geçtiğimiz yıllarda bir Arap ülkesine gitmiştim. İnsanlar o kadar zengin ki doğru düzgün altyapı çalışmaları bile yapılmamış. Arıtma tesisi yerine duvardan set yaparak atık suları toprağın altına döküyorlardı. Ben de o insanlara ‘Böyle yaparak yeraltı sularını kirletiyorsunuz. Daha sonra o su ile abdest alıp namaz kılıyorsunuz’ dediğimde çok şaşırmışlardı.

TÜRKİYE’NİN GÖNLÜMDE AYRI BİR YERİ VAR

Son olarak Türkiye için neler söylemek istersiniz?

Ben 27 yıl önce Türkiye’ye eğitim amaçlı geldim ve Türkiye’yi çok sevdim. Bir Türk kızıyla evlendim. 2 kızım oldu. Kızlarımın adı Filistin ve Türkiye’dir. Türkiye’nin gönlümde ayrı bir yeri var. Hatta bütün Arap ülkeleri Türkiye’yi çok seviyor ve Türkiye ile ortak projeler yapmak istiyor. Birçok projelerinde Türk işadamlarını ve Türk mühendislerini tercih ediyorlar. Türkiye ile Arap ülkeleri inşallah önümüzdeki yıllarda başarılı çalışmalara imza atarlar. Özellikle son dönemdeki Gazze olaylarında bir Filistinli olarak Türk halkının yanlarında olmasından dolayı Türk halkına minnettarız. Ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘a büyük bir hayranlık duymaktayız. Arap hükümetlerine ve halkına; Arap sermayesini (Körfez) Türkiye’ye yöneltmelerini, Türk malı kullanmalarını, Türk müteahhitleri ile çalışmalarını, Gazze imarında Türkiye ve Türk işadamlarına büyük pay vermelerini ve bu yıl tatillerini Türkiye’de yapmalarını tavsiye ediyorum.

UYARI: YUKARIDAKİ RÖPORTAJ SADECE MEDYA ÇALIŞMASIDIR. ERCİYES GRUP OLARAK BU ŞİRKETLE HİÇBİR TİCARİ BAĞIMIZ YOKTUR.